Yiğit'in Günlüğü

Yiğit ve annesinin hayatından kısa kısa..

yoğun bir gün

Mart 06, 2009

Çınar ve annesi Sermin bizim oyun grubumuzdan arkadaşlarımız. Bir cumartesi günü bizi evlerine davet ettiler. Bize çok yakın, ben de tıngır mıngır düştüm yollara. Bizim Yiğit yolda araba koltuğunda uyumaya alıştığı için hemen esnemeye başlıyor. Ben de bazen biraz uyusun diye yollarda dolaşıp duruyorum. (Çankaya, Yıldız, Birlik, Oran civarında arabayla dolaşıp duran biziz evet!) Sermin çok yakın olduğu için bizimkine uyuyacak vakit kalmıyor. (Daha sonra bu uykusuzluk devamlı mızlamasına yol açtı)

Sermin bizi börek ve güzel bir tiramisu ile karşıladı .( ben güya devamlı diyet yapıyorum ama tadına bakmadan da yapamıyorum ki!?) Çok güzel bir ev, çok güzel oyuncaklar ( hatta bir salıncak  da var) , çok becerikli bir anne ve Çınar bizi beklemede. Nedense ilk buluşma zamanları biraz itişmeyle geçiyor. Henüz 1 yaş civarındaki bizim bebekler birlikte oyun oynama zamanına gelmediler. Sermin 18 aylık civarında birlikte oynayabilirler diyor. (uzman Sermin öyle diyor..) Oynadık, bağırdık, çağırdık, uyuduk, yemek yedik. Diğer arkadaşlarımız Arda, Emre ve Mira ve anneleri de geldiler. Bebekler tam emekleme- yürüme arasında olduğu için anneler devamlı koşturmacada. Uyuyan olursa anne biraz mola alıyor. Gün böyle geçip gidiyor. Bebekler mutlu, biz yorgun derken güzel bir cumartesi oluyor yine.

Günün sürprizi bizi dönüşte bekliyor. Evden çıktıktan hemen 5 sakika sonra yolda önümdeki arabayı kullanan kız arkasına bakmadan, sinyal vermeden direksiyonu kırınca ben de onun sol ön kapısına vuruyorum. Biraz bağırıp çağırıyorum ki bir daha aynı hatayı yapmasın. Ben arabada bebek var diye çok yavaş gidiyorum, başka biri olsaydı çok ciddi bir kaza olabilirdi. Bu arada telefon ettiğim Banu ve Sibel hemen olay yerine geliyorlar. Banu sağolsun sigorta işlerini hallederken, Sibel de sağolsun Yiğit'i oyalamaya çalışıyor. Dışarda hava -2 derece. Onlar olmasa ben orada soğukta polis bekler, tutanak tutarken Yiğit ağlayıp duracaktı. Arkadaşlar, ikinize de ne kadar teşekkür etsem azdır, iyi ki varsınız !!! Eşim olay yerine geliyor, tutanak tutuluyor, iki saat gecikmeyle yolumuza devam ediyoruz. O gece (sanıyorum çarpışma anında biraz korktuğu için) Yiğit defalarca uyanıyor, sabahı zor ediyoruz. Arabada bebekle yolculuk yapan arkadaşlar, aman çok dikkat edin lütfen !

ilgilenenlere okuma konusu. ekran başına kilitlenen çocuklarda astım riski artıyor !

12 yorum:

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

geçmişler olsun..Allah korusun..bazen olabiliyor Allah büyük kazlardan saklasın..öperim adamımı.

Ozlem dedi ki...

Çok ama çok geçmiş olsun! Allahtan size bir şey olmamış. Yiğiti de öptük annesi Nil ile:)

banu dedi ki...

Gorki... tekrar geçmiş olsun... ben de bu aralar merak etmiştim iyimisiniz diye...

Nilsu'nun annesi dedi ki...

Çok geçmiş olsun Gorki... Çok üzüldüm. Nasıl can sıkıcı bir şey olduğunu tahmin edebiliyorum. Benim de Nilsu yanımdayken en büyük korkum bu. Çok küçük ve önemsiz bir şey bile olsa yanında bebek varken çok zor durumda kalabiliyor insan. Neyse ki hemen imdadına yetişebilmişler... Sevgiler... Ağır abiyi öpüyorum... (Henüz görmedim ama öyle diyorlar:))

Burcu dedi ki...

Çok geçmiş olsun tekrardan Görkemcim... Daha beterinden korusun Allah.. Sevgiler..

mummy dedi ki...

Çok geçmişler olsun sevgili Görkem..Allah beterlerinden korusun..

Mahmut S dedi ki...

'' Öğretmenim, tuvalete gidebilir miyim?''

Yukarıdaki cümle, öğrenim hayatımız boyunca sıkça sorduğumuz sorunların başında geliyor, değil mi? Yıllar sonra, Adıyaman'ın Gerger İlçesi, Kaşyazı Köyündeki Karük İlköğretim Okulu'ndaki manzarayı HaberTurk'te görünce; ' Meğer şanslı azınlıktanmışız ' dedim kendi kendime.

Evet, yanlış duymadınız. Ben ve bu yazıyı okuyan sen, şanslı azınlıktanız. Anadolu'da bir çok okulun türlü fiziki sorunlarını, öğretmen eksikliğini duyardıkta, insanın en temel ihtiyaçlarından birisi olan tuvalet ihtiyacını gidermenin başlı başına bir sorun olduğunu aklımıza getirmezdik. Onca yetersizliklere rağmen Karük İlköğretim Okulu'ndaki bu çağdışı manzarayı eğitim neferimiz Ahmet Elmacı sayesinde öğrendik.

HaberTurk'te yayınlanan ' Tuvaletsiz Okul ' haberi bizi harekete geçirdi. Hem gelecek nesillere kalıcı bir temizlik alışkanlığı kazandırmak hem de okullarımızın olmazsa olmaz bu fiziki zorunluluğunu hayata geçirmek adına; www.okulumuzatuvalet.org sitesi altında '' Okulumuza Tuvalet '' adlı projeyi hazırladık.

Karük İlköğretim Okulu'ndaki bu geri kalmış manzara ne ilk ne de son...Fakat bu olumsuz manzarayı düzeltmek bizlerin elinde. Karük İlköğretim Okulu'nda olduğu gibi Anadolu'nun birçok köyünde çocuklar sizlerin desteklerini bekliyor... '' Okulumuza Tuvalet '' projesi ile sizde bu harekete ortak olun...

www.okulumuzatuvalet.org
destek@okulumuzatuvalet.org

Limonlu Turta dedi ki...

Gorkicim,
Büyük geçmiş olsun. Neyse ki hızlı araba kullanmayan gayet dikkatli bir annesin. Gerçi dikkatsiz, şuursuz bir sürü insan trafikte cirit atınca senin bizim dikkatimizin önemi çok azalıyor. Yiğit'çiğimi ve Seni özlemle öperiz.
ç. - s.

Deniz dedi ki...

Çok geçmiş olsun Görkemciğim, küçük bir kaza olması büyük şans. Dediğin gibi daha hızlı gidilebilirdi, neyse ki Yiğit'in güvenliğini fazlasıyla düşünen bir annesi var. Arabada güvenli bir oturuş, çocuklarımızı nasıl da koruyor. Sen de buna dikkat eden bir annesin, çok geçmiş olsun yeniden.

Sermin dedi ki...

geçmiş olsun gorki. umarım bir daha tekrarlanmaz. başınıza gelen en büyük kaza bu olsun inşallah. sevgiler

Ozlem dedi ki...

Sobe:)

gezicini dedi ki...

sevgili arkadaşlar,
hepinize tek tek teşekkür ediyoruz. Banu ve Sibel, size ayrıca özel olarak teşekkür ederim. İnsanın güvendiği arkadaşları olması çok güzel bir şey, inşallah kaza kimsenin başına gelmez.

sevgili özlem,
ben bu sobeleri çok devam ettiremiyorum galiba. yine de gelip seni ziyaret ediyorum hemen. beni düşündüğün için teşekkür ederim :-)

sevgiler
gorki